Vaka : SELEKTİF MUTİZM (SEÇİCİ KONUŞMAMAZLIK)
Cinsiyet: Erkek
Yaş: 5
Tarih: 03.07.2024
Bu vaka danışanın ailesinden izin alınarak paylaşılmıştır. Vakada ki isim ve yer isimleri danışan gizliliğini korumak için değiştirilerek paylaşılmıştır.
Melek Hanım ve Ömer Bey kliniğimize 5 yaşındaki oğulları Ali için başvurmuştur. Melek Hanım ve Ömer Bey’in aktarımına göre; Ali Ağustos ayında bacağını kırdıktan sonra 2 ay boyunca evde yatmış. Bu süreçte fizik tedavi süreci başlarken aynı zamanda Ankara’dan Fethiye’ye taşınma süreci gerçekleşmiş. Ali alçılı iken misafirler onu ziyarete geldiğinde kimseyle konuşmamaya başlamış.
Ali annesi ve babası hariç kimseyle konuşmuyordu. Diğer insanlar varken bazen çok kısık sesle annesine ve babasına bir şey söylüyor çevredekiler seni duyduk dediklerinde çok sinirlenip kendine vuruyordu. Bunun yanında Ali eskiden çok konuşkan, özgüvenli bir çocukken bu problemleri yaşaması ailesini çok üzüyordu. Tüm bu süreçleri zaman geçtikçe aşamayan aile kliniğimize başvurdu.
Ali ilk seansımızda odaya benimle birlikte yalnız girmek istemedi. Bu yüzden anne Melek Hanım’da bizimle girdi. Odaya girerken Ali’ye “bu odaya girdiğimizde kimse konuşmayacak sessiz olma oyunu oynayacağız” diyerek onu rahatlatmaya çalıştım. Anne yanındayken daha güvende hisseden Ali benimle sözsüz iletişime girmeye başladı. Ali’nin dikkatini oyuncakların içinden silah çekti. Silah onun için bir anlam içeriyordu. Bu odaya yabancıydı ve aslında metaforik olarak kendini koruyordu. Tüm seans boyunca elinde silah ile odayı keşfetmeye başladı. Ben ona doğru yaklaşıp iletişim kurmaya çalıştığımda silahla beni vurma hareketi yaptı. Bu mesaj çok önemliydi “ Bana yaklaşma seni tanımıyorum ve sana güvenmiyorum.”
Ali sözsüzde olsa iletişim kurabilen bir çocuktu. Ama yoğun bir güven ve güç kaybı yaşıyordu. Onun ritmiyle ilerlemek ve izin verdiği kadarıyla ona yaklaşmak terapi verimliliği için hayati önem taşıyordu. İlk seansımız Ali’nin odayı ve benim ona sunduğum bu ilişkiyi keşfetmekle geçti.
İlk seans sonrasında anne ve baba ile görüşmemde onlara Ali’nin yaşadığı problemin selektif mutizm (seçici konuşmamazlık) olabileceğini söyledim. Bu rahatsızlık çocuğun ev, aile, ve güvendiği yakınlarıyla konuşup; okul, arkadaş çevresi, oyun ortamı gibi konuşmanın beklendiği sosyal ortamlarda konuşmaması durumu olduğunu aktardım. Aileye sabırlı olmanın bu süreçte çok önemli olduğunu, bu durumun uzun sürebileceğini, dışardaki ortamlarda Ali’yi konuşması için zorlamamalarının çok önemli olduğunu ilettim. Terapi için en önemli noktanın çocuğun ritmiyle uyumlanmak, onu zorlamamak, onun bu yaşadığı problemi ilk önce kabullenmek sonra bir değişim olmasını beklemek olduğunu ilettim.
Seans sonunda haftada bir olarak seanslarımızı sürdürmemiz gerektiğini belirterek seansı sonlandırdım.
2. haftada Ali ile görüşmem yine yalnız olmadı. Bu sefer oyun odamızda babası Ömer Bey geldi. Ali bu hafta yapılandırılmış oyunları oynamayı tercih etti. Bu oyunlar kazan-kaybet oyunlarıydı. Bu oyunlarda fark ettiğim Ali’nin sürekli kazanma ihtiyacıydı. Kazanamadığında çok sinirlenip kendi kendine vuruyordu. Ali sanki oyunda sürekli kazanarak iç dünyasında kaybettiği bir durumu telafi etmeye çalışıyor gibiydi. Bu ihtiyacını anlayıp ona bu yolu açtım. Bütün oyunlarda onun kazanmasını sağladım. Çocuklar terapinin ilk başlarında gerçek hayattaki kendi rolünü terapiste verir. Yani kurban rolünü terapiste fail rolünü kendisine verir. Oyunlarda sürekli ben yenilmeye başladığımda ne hissettiğimi Ali’ye şöyle açıkladım. “Sürekli yeniliyorum. Hiç yenemiyorum. Ne yaparsam yapayım yenemiyorum. Çok çaresiz ve güçsüz hissediyorum. Sanki çevremdeki herkes benden daha güçlü.” Ali o an ilk defa gözlerimin içine baktı ve gülümsedi. Onu anladığımı ona ilk defa hissettirmiştim. O da bana doğru yolda olduğumuzu hissettiren o sıcak bakışı nihayet atmıştı.
Sonraki seanslarımızda kurduğumuz güvenli ilişki sayesinde Ali benimle odada yalnız oynamayı kabul etti. Oyunlarımızın içeriği Ali’nin güç oyunlarıydı. Bu oyunlar onun kazandığı benim kaybettiğim, onun güçlü benim güçsüz olduğum oyunlardı. Ali’nin selektif mutizm’i yaşama sebebi ayağını kırdıktan ve taşınma durumundan sonra bu iki değişken duruma adapte olamamasından kaynaklı yetersiz, güçsüz ve savunmasız hissetmesi ile alakalı bir durumdu. Ali’nin bu durumu telafi edebilmesi için güçlenmeye ihtiyacı vardı. Seanslarımız ilerledikçe annesi Melek Hanım Ali’nin başkalarıyla konuşmasa bile onların yanında kendileriyle (anne ve babayla) konuşmaya başladığını söyledi. Ali daha öncesinde başkalarının yanında annesi ve babasıyla konuşmuyordu. Bu Ali için çok önemli bir ilerlemeydi.
Temmuz ayında başladığımız seanslarımızda Aralık ayına doğru ilerlerken Ali’nin oynadığı bir oyun seanslarımız için bir dönüm noktası oldu. Bu oyunda Ali oyun odasındaki çadıra benim girmemi istedi. Ben çadırın içindeyken o dışardan çadıra saldıran bir rolü oynadı. Çadıra eline geçen tüm oyuncakları fırlatmaya başladı. Sonrasında çadırı dışarıdan salladı, içine girip beni korkutmaya başladı. Tüm bunlar yaşanırken ben nasıl bir tepki vermem gerektiğini ona sordum. “şimdi korkacak mıyım?” kafasını evet anlamında salladı. “peki seni engellemeye çalışayım mı?” tekrar kafasını evet anlamında salladı. Çadırın pencerelerini kapatıyordum, kapısını kapatıyordum ama o yine de çadırı işgal etmeye çalışıyordu. Ben “burası benim çadırım! Buraya kimse giremez! Zorla girmeye çalışıyorsun! Seni engelleyemiyorum! Bu çok zor benim için seni engelleyemiyorum!” diyerek bağırmaya başladım. Ben bunları söylerken Ali aynı şekilde oyuna devam etti. Ali’nin bu oyunu çok anlamlıydı. Çadırın onun için anlamı alandı. Bu oyunda bana anlatmak istediği alanına çok fazla müdahale edildiği ve çaresiz hissettiği oldu. Ali’nin hayatında bir yerde onu savunmasız bırakacak bir şekilde bir deneyim yaşaması ardından bacağının kırılması ve taşınmanın olması onun kendi hayatı üzerindeki kontrol sağlayamamasına bu da selektif mutizme sebep olmuştur.
Anneye ve babaya bu oyunun çok anlamlı olduğunu söyleyerek oyunun içeriğini anlattım. Anne Melek Hanım alana müdahale kısmının Ali’nin çok hareketli bir çocuk olmasıyla ilişkili olabileceğini söyledi. “Dur Ali, yapma Ali, öyle davrandığın için sen suçlusun Ali” tarzında çevreden çok fazla geri bildirim almış olduğunu söyledi. Özellikle kuzenleriyle oynarken ister istemez onlara zarar verebileceğini ama vermediğinde bile onun her seferinde suçlu olarak algılanıp haksız yere suçlandığını, çevresindeki akrabalarının onu çok sert uyardıklarını anlattı. Bu durum oyunuyla yakından ilişkili olabilirdi. Dolaylı yoldan selektif mutizmle de…
Bu seansımızdan günler sonra telefonuma gelen ses kaydı beni çok mutlu etti. Ses Ali’ye aitti. “Merhaba Selin abla! Ben artık konuşuyorum Selin abla, çok mutlu oldun değil mi Selin abla?” Evet çok ama çok mutlu olmuştum.
Sonraki seanslarımızda Ali artık kendini rahatça ifade edebilen bir çocuktu. Sözsüz iletişimlerimizin yanı sıra sözlü iletişim başlayınca eskisinden çok farklı bir çocukla tanıştığımı fark ettim. Okulda arkadaşları ve öğretmeni ile de konuşmaya başlamıştı. Bu değişim Ali’nin sosyal hayatındaki her alana yayılmıştı. Aile bu durumdan çok mutlu olduğunu ve Ali’nin eskisi gibi özgüvenli ve mutlu bir çocuk olduğunu belirtti.
Seanslarımıza bir süre daha devam ettik. Bu süreçte hem Ali’nin sosyal ve duygusal güçlenmesine katkıda bulunacak oyunlarımızı oynamaya devam ederken hem de sonlandırma seansımıza hazırlık yaptık.
Önemli not: Sonlandırma seansı ve buna hazırlık çok önemlidir. Çocuk terapistle kurduğu güvene dayalı ilişkiyi bitirmekte zorlanabilir. Ani biten seanslarda çocuk terapist tarafından terkedilmiş hissedebilir. Bu durum çocuğu tekrar travmatize edebilir. Aynı zamanda çocuk regresyon (gerileme) yaşayarak ilk seanstaki semptomlarını gösterebilir.
Ali ile sonlandırma seansımıza geçiş sürecimiz 3 seans oldu. Güvene dayalı ilişkimize zarar vermeden sağlıklı bir ayrılma süreci gerçekleşti.
Seanslarımızda temel aldığımız nokta çocukları hiçbir zaman yönlendirmemektir. Çünkü her çocuk kendi problemlerini çözebilecek içsel bir bilgeliğe sahiptir. Gidecekleri yolları kendileri bilir. Terapist olarak onlara sadece güvenli bir ilişki sunarak bu sürece eşlik ederim.